10/12/2007 - belkide ruhumu asmıştım biyere...
Belki de ruhumu asmıştım bir yere(tören)
Yavaş yavaş ilerliyordum karanlığın içinden sıyrılarak.sanırım henüz törene hazır değildim.o soğuk bilinmeyen ölüme atılan adımlar gibi sensizliğe attığımı bildiği için yavaştı muhtemelen ayaklarım.anne(m) birden tüm duyduğum ve hiçbir zaman ulaşamayacağımı zannettiğim özlemlerime cevap verircesine öpmüştü izlerimden mis gibi kokuyorsun diyip tekrar soludu benim sandığı kokuyu . bilmiyordu ki tenime seni giydiğimi ve ben sandığı seni sevdi anne(m) bile benim gibi.
hazırlanıyordu benliğim.sıyırdım üzerimden tüm örtülerimi ve aynanın karsısında duruyordu çırılçıplak vücudumda taşıdığım izlerin.seninle son bir sigara içmek… dudağımdaki izlerinle son bir sigara....çektim taaa derinime son dumanını.ciğerlerimin en siyah noktasına değiyordu zehir çıkmak istemezcesine.değiyordu tüm siyah noktalarıma.aynadan yansıyan sana bakıyordum adeta ve sen hayatıma gelene kadar nefret ettiğim saclarıma.saclarımı hiç bu kadar sevmemiştim senden önce avuçlarımda onları teselli ediyordum sanki.eğilip sessizce göğüs uçlarımdan özür diledim görmemek için kapadım saclarımla. karanlıktı gerçi tören alanı. Hiç birşey bilmiyor gibi davranmak için bahanemdi karanlık .her zaman kendimi bile inandırdığım bahanelerimden biriydi bu defada . dudaklarımdaki izlerini öperken parmak uçlarım birden hazır hissettim kendimi uzanıp musluğu yavaşça açtım.musluktan birden gökten boşalan yağmurlar gibi zehirler akmaya başladı irkildim,tiksindim…sudan bu kadar nefret edeceğim aklıma gelmemişti hiç belki de. başımdan aşağı zehir akarken siliniyordun benden benliğimden ve silinip gidiyordun o pis kara deliğin içine parmak uclarımdan kayan sırtınla beraber saclarımın uçlarından dökülen gözyaşlarını hisseti bedenim tenimi yakan tuzuyla tel tel ağlıyordu onlar bile. tüm varlığımı ve arlığımı alıp götürüyordu zehir seni kaybederken .bahanemin(karanlığın) içinde dizlerimi soğuk zemine çakıp çömeldim tüm arsızlığımla. hiç sevmediğin ağlayışlarımdan birini takındım yüzüme ne de olsa sen yok olmuştun artık belkide anne(m) bende sen olmadığını anlayıp terk edecekti beni .tenimdeki seni, ruhumu çengellerle banyonun tavanına asarak çıkarttım .kanıyordu benliğim sensiz tavandan sızan kanlar damlıyordu yüzüme ruhum bile kanıyordu ayrıyken benden. o hiç sevmediğin gözyaşlarımla kan banyosu yapıyordum şimdi zehrimi şarap rengi kanlarla akıtıyordum izlerinin aktığı o pis kara deliğe.dudağımın kenarındaki şarap tadını hissedemiyordum.tenim arsızca duruyordu giydiğim senden soyutlanmış bahanemde(karanlıkta).gözlerim kanlı saclarım ağlamaklı ve bacaklarım titrek bakıyordum benim gibi kanayan ruhuma orda asılı bırakıp kanlar içinde gittim yanından tören bitmişti banyodan çıkınca insan rahatlar misler gibi kokar arlanır ya benimkide o misal daraldım pisler gibi koktum ve arsızlaştım işte.ağlayan saçlarımı sardım havluya yakmasın tenimi istedim daha yeni pislenmiştim çünkü.arsızlığımdan bakamadım aynaya belki yansımamdan gözlerime sızacak yeni bi acıdan kaçtım belki kanamalarıma kör olmak istedim belki de ruhumu aşmıştım bir yere…

|